| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Hamile Anne Gebelik Zamanı Bilgi ve Doğum

12 "hamile kalma" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"hamile kalma" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bebek Çocuk Yapmak için ne Sıklıkta Seks Cinsel ilişki ?





Anadolu Sağlık Merkezi Kadın
Sağlığı Direktörü Prof. Dr. Aydın Arıcı ve Fertijin Kadın
Sağlığı Merkezi'nin Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir,
doğurganlık için kadın ve erkek nasıl seks yapmalı konusunu
tartıştı.



Prof. Dr. Aydın Arıcı: "Her gün ilişkiye girmeyin, baba olma
şansınız düşer"



Çocuk isteyen çiftler ne sıklıkta ilişkiye girmeli?


Çiftlerin hamilelik mucizesini gerçekleştirme şansı her ay
yüzde 30'dur. Tabii ki düzenli ilişki kurmak kaydıyla...
Düzenli demek, her fırsatta ilişki demek değil. Bir gün
arayla ya da iki-üç günde bir, bu işin kararıdır. Yani her
ilişkiden sonra bir gün tatil!



Her gün ilişkiye girerlerse ne olur?

Çok sık ilişkiye girildiği taktirde meninin hacmi ve sperm
sayısı azalır.



Sekse çok ara vermek spermleri güçlendirir mi?

Çok ara vermek de sorun yaratır. İki hafta hiç ilişkiye
girmedikten sonra gerçekleşen ilişkide, çıkan sperm sayıları
yüksek olsa bile hareketlilik düşer.



Ayın hangi dönemleri çiftler için şans artıyor?

28 günde bir adet gören kadında 14. gün yumurtlama günüdür.
Dolayısıyla 10. günden itibaren gün aşırı ilişki olması,
hamilelik şansını en çok artıran tempodur.



Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere önerilen pozisyonlar
oluyor mu?


Bir kere kadının rahminin pozisyonu önemlidir. Kadının üstte
olduğu pozisyonda hamile kalmak daha zordur. Hamilelik
isteniyorsa kadının kalça altına yastık koyması bile
önerilebilir.



Doğurganlığı artıran yiyecekler var mı?

Organik gıdaları tavsiye ediyorum. Yenilecek gıdalar iyi
yıkanmalı, sigaradan uzak kalınmalı. Çünkü günde bir paket
sigara içenlerin menopozu üç yıl erkene çekiliyor, iki paket
içenlerin ise beş yıl.



Kadın ve erkeğin ilişki öncesi yapmaması gereken birtakım
şeyler var mı?


Çok sıcak banyo sperm üretimini azaltır. Çünkü testis ısıya
hassastır. Özellikle sperm sayısı sınırda olan kişilerde
zararlıdır.



Dr. Seval Taşdemir: "Köylerde her gün ilişkiye girenlerin
sağlıklı çocukları var"



Çocuk isteyen çiftler ne sıklıkta ilişkiye girmeli?


Hamilelik için çiftlere haftada iki üç kere ilişkide
bulunmalarını öneririz. Ama asla bir sınırlandırma da
getiremeyiz, ilişki spontan olmalıdır. Sonuçta ilişki
sıklığı anne baba olma şansını büyük ölçüde etkilemez.



Her gün ilişkiye girerlerse ne olur?

Hiçbir şey olmaz. Köylerde her gün ilişkiye giriyorlar,
sağlıklı çocukları oluyor. Günlük ilişkiler her zaman sperm
sayısını düşürmez.



Sekse çok ara vermek spermleri güçlendirir mi?

Günü geliyor çok ender, hatta yılda bir kez ilişkiyle bile
insanlar çocuk sahibi olabiliyorlar.



Ayın hangi dönemleri çiftler için şans artıyor?

Sperm, kadının genital organlarında bir süre yaşar. 14. gün
en riskli gün olarak söylense de bazen 20. günlere kadar
gebelik riski sürer. Bu nedenle takvim metodu hiçbir zaman
doğum kontrol yöntemi olarak işe yaramaz. Bu metodu
kullananlar kazaya kurban giderler.



Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere önerilen pozisyonlar
oluyor mu?

Pozisyonlar da çok önemli değildir. Yalnızca ilişkiden sonra
bizim toplumumuzda vajinal duş çok yaygın, bunu önermiyoruz.
Enfeksiyona davetiye çıkarıyor.



Doğurganlığı artıran yiyecekler var mı?

Tek yönlü beslenmenin yumurtlama üzerinde kötü etkisi var.
Vejetaryenlerde kısırlık oranı yüksektir. Hayvansal
proteinlerden de alınması şart.



Kadın ve erkeğin ilişki öncesi yapmaması gereken birtakım
şeyler var mı?

Alkolün spermler üzerinde toksit etkisi vardır. Vajinal
duşu, özellikle hamilelik beklenen ilişkilerde önermiyoruz.



Esra Tüzün



Kaynak : Sabah

Hamile Kalmak için uygun Günler Zamanlar





Dr. Ogino'nun bütün dünyaca
kabul edilen yöntemine göre, ovulasyon ( yumurtlama ),
beklenen bir sonraki adet kanamasından önce 12. ve 16.
günler arasında, beş günlük süre içinde olur.



Otuz günlük adet periyodu olan bir kadında yumurtlama bazen
son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere hesaplanan
15. ve 19. günler arasında olur. Fakat spermlerin üç gün
süreyle canlı kalabildikleri düşünülmelidir. Eğer cinsel
ilişki son adet kanamasının ilk gününden başlamak üzere 12.,
13., veya 14. günde yapılmışsa, ya da tahmin edilen "emin
günlerde" cinsel birleşimde bulunulmuşsa, gene de gebe
kalmak olasılığı vardır. Zira spermler yumurtlama periyoduna
kadar canlı kalabilir.



Öte yandan, cinsel ilişki 20. günde veya yumurtlama
periyodunun olduğu günün ertesi günü yapılmışsa, gene de
gebe kalmak olasılığı vardır. Çünkü yumurta hemen hemen bir
gün kadar canlı kalır.



Onun için, "emin günleri" hesaplamak amacıyla, spermlerin
canlı kaldıkları süreyi yumurtlama periyodunun ilk kısmına,
yumurtanın canlı kalacağı günü ise yumurtlama periyodunun
son kısmına eklemek gerekir. Kitabın sonunda takvimde
gösterildiği gibi, 30 günlük periyotta emin devre ilk yarıda
11. güne kadar devam eder. İkinci yarıda ise emin devre 21.
gün başlar.



Bu sayıların akılda kalması kolaydır. Çünkü her iki günde de
bir sayısı vardır. Bu kural her türlü adet periyotlarına
uygulanır. Örneğin 32 günlük periyotta emin günler birinci
devrede 13. güne kadar devam eder ve ikinci yarının 23.
gününde yeniden başlar. 28 günlük periyotta bu sayılar 9. ve
19. günlerdir. Böylece kadının kendi döllenme tehlikesi
olmayan günlerini hesaplaması çok kolaylaşır.



İlk gebe kalma tehlikesi olmayan devrenin son gününü
saptamak için, adet periyodu süresinden 19 gün çıkarılır.
İkinci devrenin ilk gününü hesaplamak için de 9 gün
çıkarılır.



2. PERİYODUN İLK YARISINDAKİ OLDUKÇA EMİN GÜNLER NASIL
HESAPLANIR?


Yukarda ele alman emin devre, gebe kalınamayacağına dair
%100 garanti değildir. Bazı kadınlar, emin devrede ilişkide
bulunmaya çok dikkat etmelerine karşın gebe kaldıklarını
söylemiştir. Bunun nedeni, adet periyodunda bazı
düzensizlikler olabileceği içindir. Kadınlar adet
periyotlarını bir yıl süreyle kaydederlerse, ilk günün bir
gün önceye ya da bir gün sonraya kayabildiğini
ayırdedeceklerdir. Bu tek günlük fark gebeliği önleme
çabasını boşa çıkarabilecektir.



Onun için, bir ya da iki gün, yumurtlama`nın erken
olabileceğini hesaplamak yararlıdır. Gerçekten emin günleri
saptamak için, uzun bir süre adet periyotlarının tarihini
kaydetmek ve buradaki en aşırı düzensizlikleri hesaba katmak
gerekir.



Eldeki kayıtlardan en kısa adet periyodu 26 gün, en uzunu
ise 30 gün görünmüyorsa, ilk yarıda emin devrenin 7. güne
kadar devam edeceği anlaşılır. Yani, adet kanaması beş gün
sürerse, ancak bunu izleyen iki günde gebe kalmak korkusu
olmadan birleşmede bulunulabilir; bu gerçek, adet
kanamasından sonraki üç günün emin devre olduğu hakkındaki
genel görüşü çürütmektedir.



3. İKİNCİ YARININ EN EMİN GÜNLERİ NASIL SAPTANIR?

Birinci yarıda en emin günleri saptamak için yukarda ki
yöntem en başarılı olanıdır; aynı yöntem ikinci yarıya da
uygulanırsa, bundan bazı hatalar doğar. Örneğin, adet
periyodu en az 25, en çok 31 gün, ortalama ise 28 gün süren
bir kadın, gebe kalmak tehlikesi olmadan birinci devrede 6.
güne kadar ilişkide bulunabilir. İkinci yarıda ise birleşme
22. günden sonra başlayabilir. Bu da döllenme olasılığının
çok uzun olduğu bir süredir.



Bu yöntemin düzeltilmiş şekli bazal ısı adı verilen vücut
sıcaklığının ölçülmesidir. Her sabah, yataktan kalkmadan
belirli bir zamanda ağızdan dereceyle vücut ısısı ölçülürse
(en iyisi 6,30 ile 7,30 arası), adet periyodu içinde vücut
ısısının farklılık gösterdiği anlaşılır.



Yumurtlama günü esas olmak suretiyle ısı bir süre azdır, bir
süre fazlalaşır. Isı, yumurtlama gününe kadar 36,7 derecenin
altındadır ve yumutlama`nın olduğu günün ertesi sabahı 36,7
santigradın üzerine çıkar. (Bu konuda kitabın sonundaki
grafiğe bakın.)



Böylece kadın her sabah döllenme tehlikesi olan devreye
kadar vücut ısısını ölçer. Bir sabah ısının 36,7 santigradın
üstüne çıktığını görecektir. O zaman yumurtlama olayının
oluştuğunu anlamalıdır.



İşi güvenceye almak için, kadın ertesi sabah vücut ısısını
bir kez daha ölçebilir, ısı 36,7 santigradın üzerinde
kalırsa, gelecek yumurtlamaya kadar gebe kalmak korkusu
olmadan ilişkide bulunabilir. Bu şekilde ikinci yarının emin
günleri artırılmış olur. Oysa ki basit hesapla bu süre daha
az olacaktır. Ayrıca böylelikle kadın gelecek kanama gününü
de kesinlikle hesaplayabilir.



NOTLAR

a. Bazı kadınların vücut ısıları yumurtlama sırasında
yukarıdaki özellikleri göstermez. Böyle kadınlar ancak hesap
yöntemine güvenmelidir.



b. Bir doğum yaptıktan sonra, gelecek adet kanamasına kadar
yumurtlama gününü kesin olarak söyleyebilmek olanağı yoktur.
Bu, gelecek aylarda önlemlere uymak gerektiğini gösterir.



Genellikle yumurtlama iki veya üç ay olmaz. Fakat bazı
kadınlarda ikinci ayda da yumurtlama başlayabilir. Annenin
çocuğunu emzirdiği sıralarda çoğu kez yumurtlama olmaz,
fakat bu kural yüzde yüz kesin değildir. Dört veya beş ay
geçtikten sonra annenin gene gebe olduğunu ayırdetmesi,
ender durumlardan değildir.

Planlı Hamilelik Gebelik Nasıl Olur





Planlı hamilelik özellikle
kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem
taşıyor. Ama "Artık bebek sahibi olmanın zamanı geldi
diyorsanız fazla vakit kaybetmeden Kadın Hastalıkları ve
Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Taşdemir'in önerilerine kulak
verin.

Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek
sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama
kararı verince bebek de hemen gelmiyor. Aylarca çaba!
sarfedildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun
bulunmamasına rağmen, bazen istenilen hamilelik bir türlü
gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya
da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor.
Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek
sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla
tahammülü olmuyor. Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda,
vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler
yapılmalı, nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir
doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir
çiftin ortalama hamile kalma şansı, her adet döneminde yüzde
25 civarında. Çiftin yaşı, regl döneminin zamanı ve
ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli
faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara
dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek
için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.



İdeal yaşta mısınız?

Tıbbi araştırmalar, çocuk sahibi olabilecek çağdaki
yetişkinlerin yüzde 10 - 15'inin kısırlık problemi ile
karşılaştığını ortaya koyuyor. Aktif bir cinsel yaşamı olan
çiftlerin yüzde 57'si üçüncü ayda, yüzde 72'si altıncı ayda,
yüzde 85'i de birinci yılın sonunda hamile kalıyor.
Hamilelik için gereken süre, çiftlerin yaşları yükseldikçe
artıyor. Yaşla beraber kadının üretkenliğinin azaldığını
belirten uzmanlar yaşın çocuk sahibi olunmasında bu kadar
önemli olmasını başlıca iki nedene bağlıyorlar.

Birincisi yaşlanma sonucunda yumurtaların kaliteleri
bozuluyor. İkincisi, ilerleyen yaşla birlikte erken gebelik
kaybı olasılığı artıyor. Bir kadın üreme çağı boyunca
ortalama 400 - 500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli
yumurta sayısı da azalıyor.



Hamilelik öncesi hazırlık çok önemli

Prekonsepsiyon dönemi olarak adlandırılan döllenme öncesi
hazırlık döneminin son derece önemli olduğunu belirten Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Taşdemir, bu
dönemin en sağlıklı şekilde geçirilebilmesi için anne
adayının gebeliğin 2-3 ay öncesinden başlayarak bu 9 aylık
döneme hazırlanması gerektiğini vurguluyor: "Döllenme ve
döllenen yumurtanın rahmin iç tabakasına tutunması ile
başlayan gebelik sürecinde bebeğin organlarını oluşturan
hücreler büyük bir hızla bölünerek çoğalır ve
oluşturacakları organ sistemlerine göre farklılaşır.
Dolayısıyla gebeliğin organların oluştuğu bu ilk dönemi çok
önemli."



Yumurtlama döneminizi tespit edin

Kadınların en fazla doğurgan oldukları döneme ait şöyle
küçük formüller söz konusu: Adetin başladığı gün "1. Gün"
olarak kabul ediliyor ve 28 günde bir adet gören kadında
yumurtlama 13.- 15. gün arasında gerçekleşiyor, işte bu
dönem en fazla doğurgan olunan zaman. Ancak kadınların tümü
bu dönemde yu-murtlamıyor. Bazıları biraz daha önce veya
sonra yumurtlayabiliyor. Bazıları da hiç yumurtlamıyor.

Unutulmaması gereken nokta şu! Yumurtlama problemleri
olmasına rağmen kadınlar adet görebiliyor ve yumurtlama gücü
aydan aya değişebiliyor. Yumurtlamanın olup olmadığı
ultrason ya da kan testleriyle belirlenebiliyor.

Erkek spermi cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 48-72 saat
kadın vücudunda canlı olarak kalabiliyor, işte kadının en
doğurgan olduğu bu zamanda, spermin de orada olması
gerekiyor, bir de yeterli sperm bulunabilmesi için her gün
yerine gün aşırı cinsel ilişkiye girilmesi.

Çünkü fazla sayıda cinsel ilişkide bulunmak erkeğin
menisindeki sperm sayısını azaltıyor.



Yumurtlamanın gerçekleştiği nasıl anlaşılır?

Göğüslerde hassasiyet, karın bölgesi ve kasıklarda ağrı,
rahatsızlık hissi, vajinal akıntıların ve vajinada
ıslaklığın artması gibi şikayetler yumurtlamanın
gerçekleştiğinin belirgin işaretleridir. Ayrıca eczanelerde
satılan ovülasyon belirleme testleri ile de yumurtlamanın
gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenebilir.



Test yaptırabilirsiniz

Jinekologların yumurtlama zamanını izlemek için
kullandıkları en önemli yöntem LH düzeyinin tespiti. LH
düzeyindeki ani yükseliş, yumurtlamanın 1-1.5 gün içinde
başlayacağını, dolayısıyla kadının adet dönemi içindeki en
verimli 2-3 gününün başladığını işaret eder. İşte bebek
sahibi olmaya karar veren çiftler için cinsel ilişkiye
girilmesi en öncelikli günler, bu günlerdir. İdrardaki LH
düzeyindeki ani yükselişi artık eczanelerde satılan testler
sayesinde evinizde de zamanında ve kolayca tespit
edebilirsiniz.



Siz yine de tedbirli olun!

İlişki sırasında kayganlaştırıcı olarak tükürük veya diğer
krem vs. gibi maddelerin kullanılması spermleri öldürerek
hamileliği önleyebilir. Ayrıca yer çekiminin etkisiyle
ayakta veya oturur pozisyonda kurulan ilişkide ya da
ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıldığında spermlerin rahim
ağzındaki açıklıktan geçmeleri zorlaşır, ilişki sonrası
kadının bir süre sırt üstü yatması hamilelik ihtimalini
artırabilir. Her şeye rağmen tamamen sağlıklı bir çiftin
hamilelik elde etme şansı her ay yüzde 25'tir. Hamilelik ve
öncesindeki dönemde çiftlerin yüksek ısıya maruz kalmaktan
kaçınmaları gerekir. Saunadan ve çok sıcak suyla banyo
yapmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca hamilelik ve hamilelik
öncesi dönemde çalışma ortamında böcek öldürücü, kurşun,
etilen oksit gibi kimyasal maddelere ve radyasyona maruz
kalmaktan kaçınılmalıdır. Bu dönemde çamaşır suyu vs. gibi
temizlik maddeleri kullanırken eldiven kullanmaya ve bu
maddeleri solumamaya özen gösterilmelidir. Günümüzde
bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla video, display
terminallerinden (bilgisayar ve televizyon ekranı) yayılan
elektromanyetik alanın da hamilelere zararlı, olabileceği
düşünülmektedir. Bu tip enerjiye maruz kalan kadınlarda
düşük oranının arttığı gösterilmiştir. Bu zararlı etkiden
korunmak için bilgisayar ekranından 80 cm. uzakta oturulması
önerilir. Özellikle monitörlerin arka bölgelerinden uzakta
oturmak gerekir.



Doğum kontrol hapı kullandıysanız...

Doğum kontrol hapları en güvenilir doğum kontrol
yöntemlerinden biri. Ancak doğum kontrol hapını uzun süre
kullanan ve bırakan kadınlarda bir süre daha yumurtlama
problemi görülebiliyor. Bu sebeple hamile kalmak için geçen
süre diğer doğum kontrol yöntemlerine göre uzun olabiliyor.
Bu uzamaya karşın, doğum kontrol hapı kullanımıyla
kısırlığın arttığı konusunda herhangi bir kanıt yok. Doğum
kontrol hapıyla korunan kadınlar hapları kullanmaya devam
ederken de (örneğin kullanmaya yeni başladıklarında) veya
kestikten hemen sonra hamile kalabilirler, bu durumda
bebeğin sağlığı olumsuz etkilenmez.



Şansınızı artırın!

Sağlıklı beslenmek yumurta ve sperm kalitesini, dolayısıyla
da döllenmeyi etkiler. Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı
beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ve bunların hamilelik
süresince devam ettirilmesi çok önemli. Düzenli beslenme
alışkanlığı anne adayına, ailesine ve gelişecek bebeğin
sağlığına katkıda bulunur.

Boyunuza ve vücut yapınıza uygun kiloda olmak, sağlıklı bir
hamilelik için ayrıca önemli. Hamile kalmadan önceki dönemde
yağdan fakir, liften zengin diyet uygulanarak ve egzersiz
yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo
verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp,
hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.

Sağlıklı hamilelik için en önemli vitamin folik asittir.
Döllenmeden hemen sonra omurilik ve sinir sisteminin
gelişmesinde önemli rol oynar. Hamilelikten önceki 3 aylık
dönemden itibaren, günde 400 mg. folik asit takviyesi sinir
sistemiyle ilgili bozuklukların oluşmasını engeller. Folik
asit narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem
ve baklagillerde bulunur,

Günde 300 mg.'dan (3 bardak filtre kahve) fazla kafein
alınması üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kafein kahvenin
dışında çay, kakao, kolalı içecekler gibi birçok gıdada
bulunur. Bazı çalışmalar fazla kafein alımının düşüklere yol
açtığını göstermiştir. Hamilelik ve öncesi dönemde kafein
alımı mümkün olduğu kadar azaltılmalı ve kafeinsiz içecekler
tercih edilmelidir.

Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde hiç alkol alınmaması
en doğru yaklaşımdır. Alkol erkeklerde sperm sayısını ve
kalitesini azaltır.

Hamilelik ve öncesi dönemde sigara içilmemesi ve sigara
içilen ortamlardan uzak durulması gerekir. Sigara yumurta ve
sperm kalitesini bozar, yumurtanın döllenmesini ve döllenen
yumurtanın rahme tutun-masını zorlaştırarak hamileliği
önler. Sigara içen kadınlarda dış gebeliğin daha sık
görüldüğünü gös-teren çalışmalar vardır. Bu dönemde sigara
bırakmayı kolaylaştıran nikotin sakız ve bantlarının
kullanımı önerilmez.

Suni tatlandırıcılar ve bunları içeren gıda maddelerinin
kullanımından da hamilelikte ve öncesindeki hazırlık
döneminde kaçınılması gerekir.

Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde çiftlerin stresten
mümkün olduğu kadar uzak kalması ve yeterince dinlenmesi
gerekir.

Egzersiz fazla ağır olmamak şartıyla önerilir. Ağır egzersiz
kadın ve erkekte üreme sağlığını olumsuz etkiler.

 

Ne Kadar Zamanda Hamile Gebe Kalınır





Çiftler genelde hamile kalmamak
için büyük çaba sarf ederler ve çeşitli yöntemlere
başvururlar. Ancak bir bebek sahibi olmaya karar verdikleri
an şaşırtıcı gerçekle karşılaşırlar. Bu şudur; aslında bir
aylık adet periyodunda hamile kalabileceğiniz zaman 4 gün
kadar kısa bir zaman dilimidir. Bu kısa zaman dilimi
döllenmeye hazır olgun bir yumurtanın yumurtalığınızdan
atılarak tüplerden rahme geçişine kadar olan zaman dilimini
kapsar. Eğer bu 4günlük kısa dönemde yumurta döllenmezse
adet kanamanız başlar.



Bu sebepten dolayı hamilelik şansınızı arttırmak için tam bu
kısa yumurtlama döneminde ilişkiye girmeniz gerekir. Peki
siz bu döneminizi nasıl belirleyebilirsiniz? Bunun için
değişik metotlar vardır. İlk olarak adet günlerinizin
tarihini kaydederek kendi adet takviminizi
oluşturabilirsiniz. Özellikle düzenli adet gören hanımlarda
bu çok işe yaramaktadır. Normalde kadınların adet dönemleri
24-36 gün arasında değişmektedir. Bir sonraki adet döneminin
tahmini başlangıcından 14 gün evveline gidildiğinde iki gün
öncesini ve iki gün sonrasını alarak bu dört günlük zaman
dilimini bulursunuz. Bu dört gün içinde bulunduğunuz adet
döneminin ortalarına denk gelir.



Doğum kontrol yöntemi kullanmayan ve haftada 2-3 kez düzenli
ilişkiye giren çiftlerin ilk yıl içinde hamilelik başarı
oranları %80’dir.%10-15’i ise ikinci yılda başarıya
ulaşırlar. Ancak ilk bir yıl içinde hamile kalamayanların
kısırlık açısından tetkik edilmesi doğru olur.





Kaynak: www.bebek.com

hamile kalma süresi zamanı ne zaman hamile kalınır gebe kalma zamanı süresi

Hamilelik Dönemine Nasıl Hazırlanılmalı





Bebek sahibi olmaya karar
verdiğinizde bunun önemli bir hazırlık dönemi geçirmeniz
gerektiği anlamına geldiğini bilmelisiniz. Bu hazırlık
dönemini nasıl mı geçirmeli? İşte size önerilerimiz...



Doğumun zamanlaması

Anne ve baba olmaya kesin olarak karar verdiğinizde bunu en
az bir yıl öncesinden planlamalısınız. Özellikle son üç ay
en sağlıklı olmayı gerektiren dönemdir. Bunun dışında
hayatınızdaki bazı faaliyetleri düzenlemeniz gerekebilir.
Örneğin evinizi taşımaya karar verdiğinizde ya da işiniz
nedeniyle evden uzakta kalmanız söz konusuysa bunu bebeğin
geliş dönemiyle çakıştırmayı göze alamazsınız. Bazı aileler
bebeklerinin yaz mevsiminde mi yoksa kış mevsiminde mi
doğması konusunu bile önceden planlarlar. Bilindiği gibi
eğitim kurumlarının çoğu eğitim dönemlerine sonbaharda
başlamaktadır bu da çocuğun yaz mevsiminde doğması halinde
daha erken yani kışın doğan kendilerinden daha gelişmiş
çocuklara göre akademik başarılarının daha düşük olduğu
saptanmıştır. Giderek daha fazla anne bebeklerini 30"lu
yaşlardan sonra dünyaya getirmektedir. Son yıllarda
kadınların sağlıkları önemli ölçüde geliştiği için geç
yaşlarda hamile kalan kadınların durumu önceki nesiller
kadar risk taşımamaktadır. Ancak hamileliği otuzlu yaşlarda
gerçekleşen kadınlar hamile kalabilmek için en az altı ay
beklemekte, halbuki 25 yaşlarındaki kadınlar için bu dönem
sadece 4 aydır.



Düzenli olarak alabileceğiniz sağlık önlemleri

Sigara:Hamilelik sırasında doğrudan ya da pasif olarak
sigara içmeniz bebeğe zararlı olacağından ve sigaranın
erkeklerde sprem sayısını azaltıcı bir etkisi olduğundan
sigarayı kesinlikle bırakmalısınız.



Alkol:Anne adayları haftada beş bardaktan fazla, baba
adayları ise haftada on bardaktan fazla alkol
almamalıdırlar. Çünkü alkol hem yumurtalığa hem de spermlere
zarar vermektedir.



İlaçlar ve tıbbi tedavi:İlaçlar doğurganlığı etkiler.
Örneğin kenevir erkeklerde sperm üretimini düşürür. Düzenli
ilaç alınıyorsa doktorunuzdan bu konuda öneri almalısınız.




Hamilelik öncesi kontrol:Hamilelik planını uygulamadan ilk
önce kızamıkçık aşısı olup olmadığınızı kontrol edin ve "smear
" testi ile rahim kontrolü yaptırın ve diğer kontroller için
de doktorunuzla görüşün.



Çevresel faktörler:Hamile kalmaya karar verip doğum kontrol
yöntemini bıraktıktan sonra X ışınlarından, sıcak
saunalardan ve birçok bahçe ve eviçi ürünlerinde bulunabilen
PCB"den uzak durun.



Genetik danışmanlık:Ailenizde sistik fibrosis, thalassaemia,
miyopatik kas astrofisi ve hemofili gibi kalıtımsal
hastalıklar olup olmadığını bir tıp merkezinde kontrol
ettirin. Genetik danışmanlar aile geçmişinizi araştırarak,
geçmiş nesillerden gelen bir kalıtsal hastalık olup
olmadığını size açıklar. Baskın bir genden bebeğinizin
bundan etkilenmesi yarı yarıya olup, resesif bir gende ise
bu oran dörtte birdir.

 

 

Hamile Gebe Kalmak isteyenlere Tavsiyeler Öneriler





İstediğiniz zaman hamile
kalamamış olmanız mutlaka bir probleminiz olduğunu
göstermez. Çiftlerin %80'i bir yıl deneme sonunda, %10'u ise
ikinci yılın sonunda hamile kalmayı başarabiliyorlar.



Yumurtlama döneminizi hesaplayın.

Eğer bebek sahibi olmak istiyorsanız, yumurtlama döneminizi
bilmeniz size yardımcı olacaktır.Böylece hamile kalabilme
şansınız yükselecektir.



Bazal Vücut Isınızı kontrol edin

Yumurtlama döneminde,hormonal değişiklikler sebebiyle,vücut
sıcaklığınızda 0,5 ile 1,6 derece arasında artışlar görülür.



Yumurtlama olduktan sonra vücut ısısı önce hafifçe düşer,
progesteron hormonu salgısıyla birlikte tekrar yükselir.
Böylece hamile kalma ihtimalinizin düşük ve yüksek olduğu
günleri belirleyebilirsiniz.



Hamile kalmak istediğiniz günden itibaren vücut
sıcaklığınızı düzenli şekilde ölçüp not edin.Böylece her ay
hangi günlerde doğurganlığınızın arttığını öğrenmiş
olursunuz.



Bazal vücut ısısı sabah uykudan uyanıldığında ölçülmelidir.
Dereceyi dilinizin altına yerleştirip 5 dakika
bekleyin.(Eğer dijital dereceyse sinyal sesini bekleyin)



Kilonuza dikkat edin

Normal kiloda olmanız hem hamile kalmanızı kolaylaştıracak
hem de rahat bir hamilelik dönemi geçirmenizi sağlayacaktır.



Sıkı giyecekler giymeyin (Erkekler için)

Sıkı giyecekler yüksek ısıya sebep olduğundan sağlıklı sperm
gelişimini engellemektedir. Aynı olay uzun süre kalınan
sıcak banyo için de geçerlidir.



-Folik Acid

Günde 400 mcg. Folik Acid alın.



-Alkolden ve sigaradan uzak durun



Yapylan araştırmalar,alkol ve sigaranın kadın doğurganlığını
%50 azalttığını ve erkeğin sperm kalitesini ve sayısını
düşürdüğünü ortaya koymaktadır.



Stresden uzak durun.

Stres doğurganlığı olmsuz yönde etkilemektedir.



Pozisyonun önemi

Bilimsel olarak tam olarak ispatlanmamış olsa da,erkeğin
üstte olduğu pozisyonun spermin rahime daha kolay
yerleşmesini sağladığı görüşü yaygındır. Ayrıca ilişkiden
sonra kadının hemen kalkmayıp bir süre yatakta sırt üstü
yatması da tavsiye edilir.

Hamilelik Gebelik Nasıl Oluşur Döllenme





Erkek çocukta, spermler
testisler de (erkek yumurtalıkları) ergenlik çağının
başlangıcı ile üretilmeye başlar.



Tüm spermler başlangıçta testislerin bir bölümünde
hareketsiz bir şekilde depolanırlar. Daha sonra testislerin
alt bölümüne geçen bir grup sperm orada olgunlaşarak
hareketlilik kazanır ve özel kanallardan geçerek, çeşitli
sıvılarla karışıp, cinsel ilişki esnasında vajinaya
boşaltılan ejekulatı, (meni) (sperm+sıvı bileşimini)
oluştururlar.



Erişkin çağında insanoğlunun her cinsel birleşmesinde
vajinaya ortalama 2-2.5 mililitre hacminde (mililitrede
ortalama 70 milyon sperm bulunan) ejekülat boşalır.



Tek bir spermin kadın yumurta hücresini dölleyeceği göz
önünde bulundurulursa, her cinsel ilişkide 100-150 milyon
spermin vajinaya bırakılması, yumurta hücresinin döllenme
şansını arttırmak için olduğu açıktır.



Spermlerin büyük bir kısmı ilişki sonrası vajinadan dışarı
dökülür. Küçük bir kısmı spermlerin yaşaması için uygun
ortam olan servikal kanala.(rahim ağzındaki kanal) girmeyi
başarabilir(şekil). Bunların bir kısmı servikal (rahim ağzı)
kanal girintilerine, bir kısmı da rahim boşluğundaki
girintilere takılıp hedefe ulaşamazken, bir kısmı da yumurta
hücresinin yanından geçerek karın boşluğuna dökülür.



Kadının yumurtlama gününe denk gelen cinsel ilişkide 100-150
milyon adet olarak yola çıkan spermlerden yalnız 200 tanesi
yumurta hücresine ulaşmayı başarır. Bunlardan sadece bir
tanesi bu engelli yarışmayı kazanıp kadının yumurta
hücresinin içine girip döllenmeyi gerçekleştirir.



Döllenen yumurta tüpler yolu ile rahim içine gelip rahim
içini döşeyen, gebelik için tüm hazırlıklarını yapmış
tabakaya (endometriyum) yuvalanır.



Bu yuvalanma esnasında bazen lekelenme tarzında, bazen de
bir adet kanamasını miktar ve süre olarak taklit eden
vajinal kanama olur. Her yuvalanma işlemi esnasında vajinal
kanama olması beklenmez. Bu kanama hastanın doktora yanlış
son adet tarihi beyan etmesine neden olur. Bu olaya halk
arasında üste/üstüne görme olarak denir.



Unutulmamalıdır ki her cinsel ilişki hamilelik ile
sonlanmaz. Normal sağlıklı çiftlerin korunmadan cinsel
birlikteliği ile gebe kalma şansları ilk ay %25, ilk altı ay
içinde %60, on iki ayda %80 ve 18 ay gibi bir süre içinde
%90 dır.

 

 

Hamilelik Gebelik için Geç Kalmayınız





Yaşlı annelerin iri, düşük,
ikiz doğum yapma ihtimali artarken, erkek çocuk sahibi olma
ihtimali azalıyor

Yaşlı babaların yeni doğacak çocuklarında ise öğrenme
kapasitesi düşüklüğü, cücelik ve erken yaşlanma riski artıyor.
Yaşlı anne ve babaların yeni doğan çocuğunun sağlıksız olma
riskinin, genç anne-babaların çocuklarına oranla yüksek
olduğu belirtiliyor. Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp
Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Selim Kurtoğlu, 33 yaşından büyük kadınların yumurta, 40
yaşından büyük erkeklerin spermlerinin de yaşla birlikte
dejenerasyona uğramaya başladığını söylüyor.



Sağlıklı bebek şansı düşüyor

Çocuk sahibi olmak için ideal yaşları geçiren kişilerin
çocuk sahibi olmaları kadar, çocuklarının sağlıklı olmasının
da güçleştiğini belirten Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, ABD'de 50
yılı aşkın süreden beri yeni doğan çocukları incelenen yaşlı
anne ve babaların, genç anne ve babalara oranla,
çocuklarının cücelikten, sağırlığa kadar birçok sağlık
sorunuyla dünyaya geldiğini aktarıyor.



Yaş ilerledikçe erkek çocuk şansı azalıyor

Kurtoğlu, araştırmalarda, yaşlı annenin yeni doğan
çocuklarının ikiz olma şansının yüksek, erkek çocuk sahibi
olma ihtimalinin ise azaldığını kaydediyor. Yaşlı annenin, 4
kilonun üzerinde iri çocuk doğurma ve düşük yapma riski
yaşadığını da ifade eden Kurtoğlu, "Yaşlı annenin yeni doğan
çocuğu, kromozom hastalığı, sağırlık, şeker ve alzheimer
hastalığına yakalanma riskini daha fazla yaşıyor" diye
konuşuyor.



Yaşlı babanın yeni doğan çocuklarının ise özellikle büyüme
sorunu ve çok sayıda hastalık tehlikesi ile karşı karşıya
kaldığını aktaran Prof. Dr. Kurtoğlu, şu bilgileri veriyor:

"Bu hastalıklar içinde kol ve bacakların kısa olduğu cücelik
(akondroplazia) ile erken yaşlanmanın (progeria) fazla
olması dikkat çekiyor. Yaşlı babanın yeni doğan çocuğunun
öğrenme kapasitesinin de genç babanın çocuğuna göre düşük
olduğunu görüyoruz. Sinir sistemi, kas, kemik, kalp ve
böbrek hastalıkları ile katarakt, göz tümörleri, yarık
damakve yarık dudak gibi rahatsızlıklar, yaşlı babanın
çocuğundaki diğer riskler olarak göze arpıyor."

Prof. Dr. Kurtoğlu, ideal doğum yaşını geçen kişilere çocuk
sahibi olmayı önermediklerini, buna karşın çocuk sahibi
olmada ısrar edenler için daha önce dünyaya gelen çocuktan
yola çıkarak, özel araştırmalarla risk gruplarının
belirlenebildiğini söylüyor.

Hamile Gebe Kalmaya Bebek Çocuk Yapmaya Karar Vermek





Çocuk Sahibi Olmaya Hazırmısınız ??

Çocuk sahibi olma kararı kimi
zaman çiftleri karşı karşıya getiriyor. Anadolu Sağlık
Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, çiftlerin çocuk
sahibi olma kararını birlikte alması ve bir bebeğe hazır
olması konusunda fikir birliğinde olması gerektiğini
belirterek merak edilenleri sizlerle paylaşıyor.



Çocuk sahibi olmaya karar verme aşamasında, evlilikte uyum
noktasında önemli bir faktör. Evlilikle hayat çok değişmiyor
ama çocuk sahibi olunca evlilikte bir değişim olması
kaçınılmaz. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog
Aslıhan Kurt değişimi güzel bir örnekle açıklıyor: “Bir çift
pistte tango yaparken, sırtlarında kabarık birer sırt
çantası olduğunu düşünün. Uyumlu dans etmek zorlaşacaktır.
Bazı figürleri yapamayacaklar, yeni bir takım hareketler
geliştirmeleri gerecek, çok akrobatik olan hareketler yerine
daha dengeli hareketleri tercih edecekler, kısacası bu yeni
duruma göre danslarında uyumu sağlayacak bazı değişiklikler
yapmaları gerecektir. Bu değişikliklerden sonra dansları
eski dansları gibi olmayacaktır, ama yeni bir tarzda yine
uyumlu olacaktır. Çocuk yapma kararı verildikten sonra artık
hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bu açıdan çiftlerin
birbirini tanıyor olmasından çok, birbirlerinde meydana
gelecek değişikleri algılamaya ne kadar niyetli ve becerikli
oldukları, uyum için daha önemli olacaktır.”



Ortak karar alınmalı

Çocuk sahibi olma kararının alınmasında dikkat edilmesi
gereken altın standartlar diye bir şey yok. Şu şu şartlar
karşılandığında çocuk yapmak için en doğru zamandır diye bir
şey söylemek de mümkün değil. Yine de sağlıklı bir karar
için ne gerekiyorsa, çocuk yapma kararı için de aynı şeyler
söylenebilir. Psikolog Aslıhan Kurt konuyla ilgili şunları
söylüyor: “Bunlardan ilki, çocuk sahibi olmak çiftin
hayatında önemli değişikler meydana getirecektir. Çiftin,
hayatlarının iş, kariyer, ekonomik yapı, sosyal ilişkiler,
iş bölüşümü vs. alanlarında meydana gelecek bu
değişikliklerin farkında olmaları ve bunlarla ilgili
gerçekçi bir değerlendirme yapmaları, kararlarının
doğruluğunu etkileyecektir. İkincisi, bu kararın iki kişinin
ortak kararı olmasıdır. Çiftlerin çocuk yapmak ile ilgili
kişisel nedenleri aynı olmayacaktır. Ancak karar iki kişinin
kararı olmalıdır. İkincisi, kişiler birbirlerinin çocuk
yapma kararıyla ilgili nedenlerini bilmeli, birbirlerine
bildirmelidirler. Üçüncüsü, çocuk yapmak istemenin gerçek
nedeni, sadece bir çocuğa sahip olmak istemek olmalıdır.
Bazı durumlarda çocuk yapma kararının altında, çocuğun
yolunda gitmeyen ilişkiyi düzelteceği, ilişkiye bir
değişiklik getireceği, ilişkiye heyecan katacağı gibi
gerçekçi olmayan beklentilerin bulunduğu görülür. Bu
durumda, çiftin bu gerçek nedenlerin farkında olması,
bunları iyice değerlendirmesi ve mümkünse bu konularla
ilgili çözüm yolları aramaları daha faydalı olacaktır. Bu
sorunları çözümledikten sonra çocuk yapma kararlarını tekrar
değerlendirebilir. En azından ikincil nedenleri bilerek, ve
bunlara rağmen çocuk yapma kararı aldıklarının farkında
olmalarında yarar vardır. Dördüncüsü, eşlerden birinin bu
kararla ilgili tereddüdü veya şüpheleri varsa, bu karar
iyice konuşulup tartışılmalıdır. Eğer bir çözüme
ulaşılamıyorsa, çiftin birlikte bu kararlarını bir
profesyonel (psikolog, aile danışmanı, psikiyatrist vs.) ile
değerlendirmesinde fayda vardır. Bütün bunlara rağmen, şunu
unutmamak gerekir ki bu kararın doğruluğu ya da
yanlışlığından çok, bu kararı vermede kişilerin dayandıkları
kişisel nedenlerin iki kişi tarafından da farkında olunması
önemlidir. Çünkü ileride çiftin yaşantısında meydana gelecek
kaçınılmaz değişiklikle ne kadar etkili bir şekilde başa
çıkacakları, bu farkındalıklarının derecesine bağlıdır.”

Hamile Gebe Kalmadan önce Yapılması Gereken Testler





Henüz çocuk istemiyor ama anne
ya da baba olup olmayacağınızı da merak ediyorsanız
yaptırabileceğiniz testler var.

Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin 2’nci veya 3’üncü
gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık
testleri olarak kabul ediliyor.



Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bir yıl korunmasız
ilişki sonrasında çocuk sahibi olamama durumu 'infertilite'
olarak kabul ediliyor ve hekime başvurmak gerekiyor.



Belirti yoksa gerek yok

Ancak günümüzde insanlar doğurganlıklarının düzeylerinin ne
olduğunu, kalıcı partnerleri olmadan, çocuk istemeden dahi
merak edip, öğrenmek istiyor.



Olaya tıbbi olarak yaklaşıldığında, eğer hiçbir infertilite
belirtisi yoksa herhangi bir test yaptırmak önerilmiyor ama
kişi illaki merak ediyor ve öğrenmek istiyorsa da, erkekte
ve kadında uygulanabilecek testler mevcut.



Erkekte spermiyogram, kadında ise adetin ikinci veya üçüncü
gününde PSH hormonuna baktırmak en temel doğurganlık
testleri olarak gösteriliyor.



Doğurganlık kapasiteleri farklı

İnsanların doğurganlık kapasiteleri birçok nedene bağlı
olarak değişebiliyor.



Bir kadın üst üste hamile kalabiliyorken, bir diğeri hiç
hamile kalamayabiliyor. Aynı şey erkekler için de geçerli ve
spermin yapısı, hareketliliği, sayısı gibi birçok neden,
doğurganlık seviyesini etkiliyor.



Ancak üzerinde durulması gereken konu, çocuk sahibi olmak
için tek başına bir kadının doğurganlık kapasitesinin
yeterli olmadığı ve erkekle kadının birlikte
değerlendirilmesi gerektiği...

Aslında infertilite ya da çocuk sahibi olamama bir kesinlik
durumu olarak ifade edilmiyor. Araştırmalar, infertilite
teşhisi konmuş kişilerin üçte birine yakın kısmının zaman
içinde çocuk sahibi olduğunu gösteriyor.



2-3 günlük cinsel perhiz

Çocuk sahibi olması için bir çiftin 3 faktöre ihtiyacı var.
Bunlardan biri sperm, diğeri yumurta, üçüncüsü de spermle
yumurtanın birleşmesini sağlayacak normal bir anatomik
ortam. Bu da tüplerin açık veya kapalı olmasına bağlı.



Son olarak da embriyonun yapışıp gelişeceği normal bir
rahmin olması gerekiyor. Doğurganlık testleri de bunlara
bağlı olarak yapılıyor.



Erkekler için testlerin son derece basit olduğunu söyleyen
Prof. Dr. Aydın Arıcı, sperm analizi sonucunda son derece
geniş bir bilgiye ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, şu
bilgileri veriyor:



"Bu testin 2-3 günlük bir cinsel perhizden sonra, yani en
son ejakülasyonun (boşalmanın) üzerinden 2-3 gün geçtikten
sonra yaptırılmasını öneriyoruz. Spermlerin hareketliliğine
bakıyoruz ve en az yüzde 60’ının hareketli olmasını
istiyoruz. En önemli faktörlerden biri de spermlerin şekli.
Test için herhangi bir erkeğin spermine bakıldığında sperm
hücresinde doğal olarak yüzde 40’a yakın şekil
anormallikleri vardır. Çift başlıdır, çift kuyrukludur, iri
başlıdır, küçük başlıdır, eksik kuyrukludur gibi... İşte
bunların sayısı artarsa infertiliteye sebebiyet verirler.
Sperm hacminin çok az ya da çok fazla olması da
doğurganlığın zor olmasına neden olur."

Kadın testleri daha zor

Asıl üretkenliğin merkezi kadınlar olduğu için, onlara
uygulanacak testler de biraz daha detaylı...



Kadınlarda öncelikle yumurtlama fonksiyonları araştırılıyor.
Normal olarak her kadının 28 günlük adet döneminde 14’üncü
gün yumurtlamanın gerçekleşmesi gerekiyor.



Bu noktada hormonal değişiklikleri saptamak için gerekli
testler yapılıyor.



Testlerden ilki, adetin 3’üncü günü yapılan kan testi. Bu
dönemde östrojen en düşük düzeye indiği için yumurtalıktaki
yumurta rezervi kolaylıkla tespit edilebiliyor.



Adetin 3’üncü günü hem östrojene bakılıyor hem de
yumurtalığın fonksiyonunu kontrol eden PSH hormon testi
yapılıyor.



Ayrıca, yumurtlamayı da etkileyen, ama aslında göğüslerden
süt üretimini kontrol eden prolaktin hormonu da test
ediliyor.



Ayrıca hem genel sağlık açısından, hem de gebelik ve
yumurtalık açısından son derece önemli bir hormon olan troid
hormonuna, TSH’ya bakılıyor.



Prof. Arıcı, bunlara ek olarak 14’üncü gündeki yumurtlamadan
bir hafta sonra yani 21’inci günde yumurtlama olup
olmadığını anlamak için, progesteron hormonuna da
bakılmasında yarar olduğunu hatırlatıyor.



Bu testler net bir şekilde yumurtlama fonksiyonunun normal
olup olmadığını, yumurtalık rezervlerinin ne kadar kaldığını
ve bu konuda yapılması gerekenleri açıklıyor.



Eğer bu noktalarda sorun tespit edildiyse de ilave olarak
yapılması gereken bazı testler bulunuyor.